Adıyaman Filarmoni Orkestrası - Sanat Ney


Adıyaman Filarmoni Orkestrası

Sanat Ney


14.12.2014

"SANAT" Ney

Gönderen: Özgür Oğuz   Kategori: Özgür Oğuz Köşesi
 
 
‘’SANAT’’
NEY



Zaman her derde deva imiş, çile çekmiş bir ruh içinde bu böyle. Sabredilerek çekilen her sıkıntı insanı kemale erdiren bir basamak gibi önüne seriliyor.

Olgunlaşmak zaman istiyor, insan için olduğu kadar doğadaki diğer canlılar içinde bu böyle. Çekilen sıkıntılar, cefalar ve gösterilen sabır ruhun olgunlaşmasını ve sonuç olarak da insanı ‘’ney’’ haline getiriyor.

Mevlana’nın eserlerinde bahsini sıkça ettiği ‘’ney’’, aslında insan-ı Kâmil’i temsil etmekle beraber, su kenarlarındaki sazlıklardan kesilmiş kamışın ney haline gelinceye kadarki evrelerini, insanın yaşamı boyunca geçirdiği dönemleri, insanın olgunlaşmasını, yani diğer bir deyişle ‘’nefsi tezkiye’’ (nefsin terbiyesi)nin kademelerini ifade ediyor.

Usulüne uygun şekilde kesilen kamış, ustası eliyle içi boşaltılıp kurutulduktan sonra ateşle delikleri belirlenir, baş ve son kısmına demir boğumları yerleştirilir. Bir zaman dinlendirilen ‘’ney’’ neyzenin nefesinden üflenen nefha (nefes, üflemek) ile dinleyenlerin kalbi seviyelerine göre manalı sesler yaymaya başlar kulaklara… Dünyevi terbiyelerden geçmiş bir insanda ‘’ney’’gibidir, Mevlevililk’de kamışın güzel ses verir haline gelinceye kadarki evreleri insanın olgunlaşma evreleri ile birbirine benzetilir. Ney bugün ’de dün olduğu gibi insanların dinlemek istedikleri bir müzik aleti olma özelliğini gösteriyor, tabii eskiden çoğunlukla Mevlevihanelerde dini ayinlerde tercih edilirken bugün insanlar her daim dinlemeyi tercih eder oldular, nedeni basit –verdiği İlahi huzur…

Ney üzerine hikaye:

‘’Peygamber Efendimiz (S.A.V.), Allah’ın kendisine ihsan ettiği gizem ve hikmet denizinden bir damlasını, ilmin kapısı Hazreti Ali’ye de emanet eder ve:

‘’Bu sırları sakın ifşa etme!’’ diye sıkı sıkı tembihler.

Hazret-i Ali, kendisine açıklanan bu emanete tahammül edemez, altında iki büklüm olur. Sahralara düşer. İçinde sakladığı sırrı bir kör kuyuya döker. Zaman gelir kuyu suyla dolup taşar. Kuyudan taşan bu sular, çevresini zamanla bir sazlık haline çevirir ve burada kamışlar biter. Bu sazlığın rüzgarda hoş nağmeler çıkardığını fark eden bir çoban, bunlardan bir tanesini keser ve ondan ‘’Ney’’ yapar. Fakat Ney’den çıkan bu ses, o kadar içli ve yanıktır ki, herkes bu sesin derin, duygulu ve yakıcı nağmelerine tutkun olur. Onunla ağlar, onunla gülmeye başlar. Çobanın ünü kısa zamanda yayılır ve Arap kabileleri bu çobanı dinlemek için etrafında toplanmaya başlarlar’’… (Mevlevihanelerde rivayet edilen temsili hikaye)

Sanat sevilir çünkü sanat ’da Yaradan ve İnsan sevgisi vardır…


~ Özgür Oğuz ~


 
 





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:

Toplam 18851 ziyaretçi (43548 klik) kişi buradaydı!

Özel Arama Motoru

 

Sayfamızı Beğenin

Hakkımızda

Adıyaman Filarmoni Orkestrası

Adıyaman Müzik Festivali Programı

Adıyaman Müzik Festivali

Adıyaman Filarmoni Orkestrası

Adıyaman Filarmoni Orkestrası

Adıyaman Filarmoni Orkestrası

DMCA Lisans

DMCA.com Protection Status

Alexa Rank

Yandex.Metrica TOPlist Creative Commons Lisansı
Adiyamanfilarmoni.tr.gg  Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile Ufuk Köse tarafından lisanslanmıştır.
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=